m

Vali Konağı Cad. No.8 Kat.5 Bizim Apt Nişantaşı İSTANBUL

0212 296 55 81

info@veritaspsikiyatri.net

Search
Randevu ve iletişim için : 0212 296 55 81 ve 0532 507 45 45

Psikiyatride Damgalanma Korkusu

Dr. Ali Hilmi Yazıcı

Sen ruh hastası mısın ?  O kadın tam bir klinik vaka !

Evet bir insana hakaret ederken ya da aşşağılamak için en incitici vuruş ruh sağlığı üzerinden yapılıyor.Ruh sağlığı alanı her zaman önyargıların, yanlış inançların etkisinde kalımştır. Bir çok boyutuyla bu duruma psikiyatride Stigma Sorunu denir. Stigma kelime anlamı ile leke demektir. Diğer bir deyişle stigma sorunu psikiyatride damgalanma sorunudur.

Damgalanma sorunu değişik şekillerde karşımıza çıkabilir. En çok bir psikiyatri uzmanına giderken kişinin yaşamış olduğu çekince ya da çevreden gelebilecek haksız eleştiri ve değersizleştirmelere maruz kalma endişesi yaşamak şeklinde karşımıza çıkar.

Sen ruh hastası mısın ?  O kadın tam bir klinik vaka ! Evet bir insana hakaret ederken ya da aşşağılamak için en incitici vuruş ruh sağlığı üzerinden yapılıyor.Ruh sağlığı alanı her zaman önyargıların, yanlış inançların etkisinde kalımştır.Bir çok boyutuyla bu duruma psikiyatride Stigma Sorunu denir. Stigma kelime anlamı ile leke demektir. Diğer bir deyişle stigma sorunu psikiyatride damgalanma sorunudur.

Stigma tüm dünyada insanın profesyonel ruh sağlığı yardımı almasının önündeki en önemli engeldir. Değişik sosyal kesimlerde değişik görüntülerde olsa da ne yazık ki insanlığın pençesinden kurtulamadığı önemli taasup inanışların başında gelmektedir.

Stigma Hem Eğitimli Hem de Az Eğitimli Kesimlerde Görülebilir !

Evet psikiyatride damgalanma sorununun arkasında yeteri kadar bilgi ve eğitim sahibi olmayan insanların geliştirdiği ön yargılar var. Akıl ve ruh sağlığını bir beyin rahatsızlığı olarak görememek, tedaviler ve psikoterapiler hakkında bilgi sahibi olmamak ve kişinin kendi akıl sağlığını kaybetme korkusunun getirdiği yansıtma tepkileri bu önyargıların gelişiminde elbette çok etkili. Toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının yapılması bu engelin azalmasında şüphesiz etkili olacaktır.

Ancak bir de işin diğer ilginç bir tarafı var ki; hiç de ummadığımız eğitimli ve iddialı kent insanın yaşadığı ve yaşattığı stigma ! Başarı odaklı, her durumda etkili ve ‘iyi’ görünme telaşı içinde olan insanlar bu gruptakiler. Bu insanlar da ruh sağlığı ile ilgili destek almayı bir zaafiyet ya da başarısızlık işareti olarak algılamaya eğilimli olduklarından çok şiddetli düzeylere gelene kadar psikiyatrik belirtiler yaşadığında bir uzman yardımı almak için harakete geçememektedir. İş yerlerinde insanlar sağlık sigortası hakları olduğu halde psikiyatri tedavileri için başvuru yapmaktan kaçınmaktadır. Psikiyatrik rahatsızlığı olmak günümüz eğitimli çalışan kent insanı için hiç de taşınması kolay olmayan bir etiket haline gelmiş durumdadır. Bunun ne yazık ki sonuçları kaybolan yıllar, bozulan mesleki, sosyal ve ailevi yaşamlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hafif ve Orta Derecedeki Rahatsızlıkları Olanlar Psikiyatra Gitmeme Eğilimindedir !

Hepimiz gözümüzde biraz bulanıklık olsa, devam eden bir hafif öksürük yaşasak en kısa sürede imkanlar elverdiğince doktora gitmek isteriz. Ama hafif bunaltısı, isteksizliği ya da keyifsizliği olan birisi psikiyatri doktoruna gitmeye çoğu kez direnç gösterir. Daha önceden öğrendikleri ve çeveden gelen telkinler bu tür sorunların kişisel meselesi olduğu yönünde mesajlar içerdiğinden

 

Stigma ve Önyargılar Sinsidir !

Stigma ve önyargılar oldukça sinsi derin kabullerden ve korkulardan kaynaklanır. Çoğu kez böyle bir durumun etkisinde kalan insanlar kendi durumlarının farkında bile olmayabilir. Bunun en güzel örneği çok gariptir ki sağlık çalışanlarında karşımıza çıkmaktadır. Dahiliye uzmanları ya da genel cerrahlar gibi diğer branş doktorları hastalarında açıkça tedavi ile düzelebilecek bir psikiyatrik rahatsızlık gördüklerinde eğer ki durum o an çok ağır değilse ya öğüt vermeyi ya da kendileri çok deneyimli olmadıkları bir antidepresan yazıp göndermeyi seçmektedirler. Özellikle sosyoekonomik açıdan güçlü ve iyi eğitimli hastalarının gözüne bakıp ‘bir psikiyatri uzmanına başvurmanız gerekli !’ demekte sıkıntı yaşamakta hastalarının tepkisinden kendileri de çekinmektedir.

Sözde herkes, ruh sağlığı önemlidir, ‘bu zamanda herkesin bir psikiyatrı olmalı’ dese de iş hayatında, sosyal ortamlarda ruh sağlığı ile ilgili bu yüklü duygular farkında olmadan insan sağlığının önüne geçmektedir.

Psikiyatride Stigmanın Sonucu Kötüye Uyum Yaparak Yaşamaktır !

Psikiyatride stigma ruh sağlığı yardımı almaktan kaçınmaya yol açar. Bu bazen ciddi kayıplardan intihara kadar uzanan ağır sonuçlar verir.

Ancak daha yaygın olarak orta ve hafif dereceli rahatsızlıkların tedavi edilmemesi ile insan bu sağlıksız yaşama uyum gösterir. Sürekli depresyon ve kaygı ile yaşamak bir süre sonra o insanın tabiri yerinde ise artık kaderi gibi algılanmaya başlanır. Kendi yeteneklerini yaşama çeviremez iş hayatında, aile yaşamında ve insan ilişkilerinde hakettiği yaşam kalitesinden uzaklaşır. Buna ruh sağlığında ‘kötüye uyum’ durumu denir. Hastalarımızın yüzgüldürücü tedavi yanıtları almasından sonra ‘keşke yıllar önce bir uzmana gitseydim’ diye serzenişte bulundukları durumlar hiç de seyrek değildir.

Aslında sahip olduğumuz herşeyin varlığın, yeteneğin hatta beden sağlığının bile anlamı ruh sağlığından geçer. O yüzden ruh sağlığında korku ve önyargılar demek olan stigma hem bireysel hem de toplumsal düzeyde üzerinde çok çalışılması gereken bir insanlık durumudur.