İnsanlar bir ruh sağlığı uzmanına başvurduklarında çoğu kez akıllarında kritik bir soru vardır. Acaba ilaç mı kullanacağım yoksa ilaçsız psikoterapi ile mi ilerleyeceğim ? Böyle bir sorunun arkasında daha önceden kabul edilmiş kimi zamanda yanlış bilgi ve kabullerin olduğunu biliyoruz. İnsanların önemli bir kısmı psikolojik bir sıkıntı için ilaç almayı bir çaresizlik, kendi başına meselelerini çözememişliğin bir işareti olarak görür. Çünkü sürekli bize telkin edilen sorunlarımızdan bizim sorumlu olduğumuz ve onları ‘kafamızda bitirmemiz’ gerektiğidir.

İlaç mı Psikoterapi mi ?

Dr. Ali Hilmi Yazıcı

Psikolojik Rahatsızlıkların Beyinde Biyolojik ve Kimyasal Karşılıkları Vardır

Oysa bilimsel çalışmalar neredeyse tüm psikiyatrik rahatsızlıkların ve psikolojik deneyimlerin beyinde biyolojik ve kimyasal karşılığı olduğunu göstermektedir. Günümüzde bir çok modern görüntüleme yöntemleri özellikle metabolik düzeyde psikiyatrik rahatsızlıklarda beyinde normalden farklı durumların olduğunu ortaya koymaktadır. Bir panik hastasında çoğu kez beynin ön-prefrontal korteksi ile derinlerdeki kaygıyı tetikleyen alanlar arasında artmış oksijen ve glikoz metabolizması olduğunu göstermektedir. Buna benzer bulgular bir çok diğer psikiyatrik rahatsızlıkta da mevcuttur.

Bazı klinik durumlar ilaçlardan son derece etkin ve hızlı yarar görürken bazı durumlar ilaçlara direnç gösterir ve psikoterapinin ağırlıklı olması gerekir.

Örneğin depresyonda bireyin niçin hayatının o döneminde böyle bir rahatsızlık yaşadığının yaşantısal bir anlamı olabilir. Ama sonuçta beyin kimyası bir kere olumsuz değişikliğe uğramışsa ilaç tedavisi de hızlı bir düzelmeyi sağlar. İlaçla dahi olsa iyileşme bireyin yaşamındaki psikososyal soruları çözmesini kolaylaştırır. Ancak bazı durumlarda hiç bir tetikleyici yaşam olayı olmadığı halde birey ciddi depresyon yaşayabilir. Burada genetik ve bünyesel yatkınlıklar söz konusudur. Böyle zamanlarda biyolojik tedavi yöntemleri; ilaçlar kimi zaman da elektrokonvulsif tedavi gibi müdahaleler çok iyi yanıtlar alınmasını sağlar.

İlaç Kullanımında Fayda/Zarar Dengesi Gözetilmelidir

İlaçlar uzun deneyimlerin ve klinik araştırmaların ardından kullanıma sunulur. Her ilacın yanetkisi vardır. Ancak elde edilecek fayda ve ilaç kullanımının getirdiği zorluklar düşünülerek ilaç kullanımına karar verilir. Bu yüzden bu noktada doktor-hasta ilişkisi son derece önemlidir. İyi bir öykü almak, hastanın anlaşılacağı kadar nitelikli zaman ayırmak ve çok yönlü bir destek planlanması kritik öneme sahiptir.

 İlaçla dahi olsa iyileşme bireyin yaşamındaki psikososyal soruları çözmesini kolaylaştırır.

İlaç ve Psikoterapi Birlikte Kullanımı Nüksleri Azaltıyor

Bilimsel çalışmalar hemen tüm psikiyatrik rahatsızlıklarda ilaç kullanımı ile beraber psikoterapinin beraber yürütülmesinin iyileşme oranlarını belirgin olarak artırdığına işaret etmektedir. Bununla beraber psikoterapinin ilaç kullanımına eşlik etmesi ileride rahatsızlığın nüksetmesi ihtimalini azaltmaktadır. Psikoterapi sadece olumlu sonuçlar elde edilmesine katkı yapmakla kalmayıp insanın kendini anlamasına ve durumuna içgörü kazanmasına olanak sağlar. Çoklu işlevleri olan beynin ilaçlardan daha çok yararlanmasına da etki yapabilir.

En Doğru Karar Bilimsel Ölçüler Işığında Alınan Karardır

Ruh sağlığı nazik bir konudur. İnsanlar çoğu zaman bir çok önyargı ile karşımıza gelir. Bu önyargılar sadece sıradan insanlarda değil aynı zamanda başka diğer branş doktorlarında da kendisini gösterir. Rahatsızlığın ve insanın iyice anlaşılması eşsiz bir değere sahiptir. İzlenecek yol haritası ise elimizdeki bilimsel araştırmalardan sağlanmış kriterlerdir. İlaç mı Psikoterapi mi?  Çoğu kez ikisi birlikte ! İmkanlar çerçevesinde en ideal yol aranacaktır. Burada pusula bilimsel kanıtlarla beraber ölçülemese de paha biçilmez değere sahip doktor-hasta ilişkisinin sağlayacağı güven duygusudur.

İlaç mı Psikoterapi mi?  Çoğu kez ikisi birlikte ! İmkanlar çerçevesinde en ideal yol aranacaktır. Burada pusula bilimsel kanıtlarla beraber ölçülemese de paha biçilmez değere sahip doktor-hasta ilişkisinin sağlayacağı güven duygusudur.