|
| |
 |
|
| |
|
.....................................................................................................................................................

Adım Adım.. Yeni Roller
Yeni sayımızda hepimizin zaman zaman yaşadığı, kaçınılmaz bir dönemeçten bahsettik: Rol Geçişleri. Hayata gözlerimizi açmamızla başlayan fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimimiz esnasında yeni roller üstleniriz, bazılarını arkada bırakırız. Bültende anne baba ile ilişki, evlenmek, emekli olmak, doğurmak, yetişkin olmak, ayrılmak gibi konuları ele aldık ve insanların bu dönemlerde yaşayabileceği zorluklardan ve fırsatlardan bahsettik. Kendinizden birşeyler bulmanız dileğiyle...
Detay İçin Tıklayın
Artık Evliyim! Değiştim?
Evlenmek, birçok insan için “iki insanın engelsiz ve mutlu bir şekilde birleşmesi” anlamına gelir. Bu birliktelikle beraber iki farklı sistem –birey– üçüncü bir sistemi –aileyi– oluştururlar. Evlenmek, birçok insanın en önemli hayat dönemeçlerinden biridir ve insanın çalışma, sosyal ve aile hayatında ciddi değişimlere yol açar. Araştırmalar, bu geçişin insanın ruhsal ve fiziksel sağlığını, kariyerini ve genel hayat memnuniyetini yüksek derecede etkilediğini göstermiştir. Bu geçişin niteliğinde ise birçok faktör rol oynar.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Emekliliği Yeniden Tanımlamak
Emeklilik, insanın aktif çalışma hayatından geri çekilmesi ve gelir getiren temel uğraşını arkada bırakması anlamına gelir. Emeklilikle beraber hayatta üstlenilen rollere dair birçok şey değişir: iş hayatına veda ederken ilişkiler, günlük rutin hayat ve kimlik duygusu da değişime uğrar. Başlayan yeni hayat evresine alışmak zaman alsa da, emekli adayları ilgilerini farklı alanlara kaydırıp, kariyerlerinde yeni kapılar açarak kendilerine ‘emeklilikten sonra hayat’ tanımı oluşturabilir.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Boşanırken Boşluğa Düşmek...
Boşanma, insanın hayatında yaşadığı en olumsuz olaylar listesinde ikinci veya üçüncü sıradadır ve yüzleşilen en büyük zorluklardan biridir.
Boşanan çiftleri ayrılık sürecinde genelde bir veya iki yıl duygusal olarak ağır, kaos hissinin yoğunlaştığı bir dönem bekler. Eşler, ayrıldıktan sonra kontrolden çıkıp, daha önce hiç yapmadıkları ve hiç yapmayacakları şeyler yapabilirler, duygular inişli çıkışlı bir hal alabilir.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
“Anne”!!! Rolünün Ötesindeki Kadın
Çocuk doğurmak, aile olmanın doğal ve gerekli bir parçası olarak görülür ve birçok toplumda kadınlara anne olmaları konusunda yoğun baskı yapılır. Doğurmak, olgunlaşmanın ve ‘kadın olma’nın bir sembolüdür adeta. Annelik, kadınlara özgü en belirgin roldür. Çocuk sahibi olmak kadının kimliğine damgasını vurur ve onun için ciddi bir dönüm noktasıdır.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Roller Değişirken Canlanan Depresyon
Her insan, hayatında farklı dönemlerden geçerken daha önce almadığı sorumluluklar alır, yeni roller üstlenir. Bu değişimler, insanın biyolojik ve kişisel gelişiminin bir parçası olarak beklenen olaylardır. Bebeklik döneminden çocukluğa, oradan ergenliğe geçmek, çocuk doğurmak, doğurganlığın sona ermesi, yaşlanırken fiziksel kapasitenin azalması biyolojik olarak beklenen değişimlerdir. Üniversiteye gitmek, evlenmek, terfi etmek ve emeklilik gibi sosyal değişimler ise sosyal sınıf ve kültürle ilgilidir. Çoğu değişim kendi başına iyi veya kötü değildir ve birey için farklı avantajlar ve dezavantajlar içerebilir. Depresif olmaya meyilli insanlar ise değişimin olumsuz tarafına odaklanıp potansiyel olumlu yanlarını görmezler.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Rol Değiştiren Danışana Yardımcı Olmak
Hayatında önemli değişiklik yaşayan kişiler her ne kadar farklı süreçlerden geçseler de, rol geçişlerinde genel olarak durulacak önemli noktalar vardır. Eski rolün değerlendirilmesi, suçluluk, kızgınlık ve kayıp gibi duygularla yüzleşmek, yeni beceriler edinmek ve sosyal destek ağını yeniden düzenleyerek yeni rolün olumlu taraflarını farketmek terapi sürecinde üzerinde durulabilinecek noktalardır.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Değişmeye Mahkum Roller
İçinde bulunduğu sosyal sistemin içinde herkesin birden fazla rolü vardır ve bu roller insanın benlik bilincini etkiler. Roller ve bu rollere bağlı statüler insanın sosyal davranışlarına ve ilişkilerine yansır. Yeni ve farklı rollere hızlı uyum sağlama baskısı insanın zorluklar yaşamasına ve rol değişimini kayıp olarak algılamasına sebep olabilir. Rol değişimi ile yaşanan kayıp, ayrılma sonucu partnerin eksikliğini hissetmek gibi net veya anne olduktan sonra boş zamanın kalmaması gibi daha az görünür olabilir. Emeklilik örneğinde ise sosyal ve profesyonel bir rol kaybı sosyal statünün değişmesine yol açabilir. Taşınmak, aileden ayrılmak, ekonomik değişiklikler, aile içinde rol değişiklikleri, iş değiştirmek ve emekli olmak hayattaki rollerin değişebileceği süreçlere örnektir.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
“Yetişkin” olmak artık daha mı zor?
Günümüz dünyasında ergenlikten çıkıp yetişkin rolünü üstlenmek geçmiş zamanlara göre artık daha karmaşık bir geçişi temsil ediyor. Ergenler bazı alanlarda erken yaşlarda ailelerinden bağımsız hareket ederken diğer alanlarda uzun süre ebeveynlerine bağımlı kalabiliyorlar. Cambridge Üniversitesi’nde “yetişkin olmak” üzerine yapılan araştırmada, genç insanların otonomi ve bağımsızlık arayışının daha erken yaşta başladığı ancak aile desteğine daha uzun zaman ihtiyaç duydukları gözlemlenmiş. Öğrenim sürecinin uzun sürmesi ve iş hayatına geç atılmak, evliliğin ileri yaşlarda gerçekleşmesi ve evden geç ayrılmak büyürken insanın üstlendiği sorumlulukları etkileyen faktörler. Yetişkin olma sürecinde aileye farklı alanlarda bağımlı kalmak risk içerdiği gibi, alınabilinecek destek varken almamak da tepkisel bir duruşu ifade edebilir. Yetişkin olmak içsel bir duruşun dışavurumudur ve sadece ekonomik bağımsızlık veya evden ayrılmak gibi somut koşullarla açıklanamayacak gelişimsel bir konudur.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Anne veya Babayı Kaybederken Yeniden Büyümek
Yetişkinler, özel hayatlarının ve kariyerlerinin en meşgul evresinde ebeveynlerinden birinin vefatı ile karşı karşıya kalabilirler. Bu kayıp beklenen bir durum olsa dahi ‘yetişkin çocuğu’ dramatik bir şekilde etkileyebilir, duygusal ve sosyal olarak yeni bir dönemeçe sokabilir. Bu önemli krizle beraber bir değişim süreci de tetiklenebilir. Debra Umberson “Ebeveynin Ölümü: Yeni Yetişkin Kimliğine Geçiş” (Death of a Parent: Transition to a New Adult Identity) adlı kitabında yetişkin insanların da “tamamlanmış” olmadığını ve bu kayıpla düşünce, değer, hedef ve benlik duygularının değişime uğrayabileceği konularını sorguluyor
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
Ebeveynin Değişen Rolü
Ebeveynler uzun bir süre çocukları adına karar verir, onlar için bilginin ve desteğin kaynağı olur. Ancak çocuklar fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerinde yol kat ederken, karar verme mekanizmaları ve benlik bilinçleri gelişir ve bu değişen tabloda ebeveynlerin rolü de değişmeye adeta mahkumdur. Çocuğun kendi adına düşünmesini, sorumluluk almasını ve özgürleşmesini desteklemek ise her ebeveyne kolay gelmez. Çocukların onlara daha az ihtiyaç duyacakları ihtimali bazı anne babaların tercih etmediği bir durumdur. Çocuklar, hayatta yeni roller üstlenirken korunmaya ihtiyacı olan kişi konumundan çıkarlar ve aile sistemi içindeki rolleri de bundan etkilenir. Bu değişimin kabul edilmesi ve desteklenmesi aile içi etkileşimi olumlu etkileyebilir.
Detay İçin Tıklayın
|
|
|
|
|
|
| |
 |
|
 |
|
| |
|
|
|
E-Bülten üyeliği
için lütfen aşağıdaki bölümleri doldurunuz
|
|
|