Beyin Bir Organdır !

Dr. Ali Hilmi Yazıcı

Psikiyatri ve nöroloji beyinbilimleridir. Psikiyatri davranış, duygu ve insanın düşünce dünyasını etkileyen rahatsızlıkları çalışır. Hem kullanılan ilaçlar hem de psikoterapiler beyinde bu tür rahatsızlıklarla ortaya çıkan biyolojik ve kimyasal değişikleri normalleştirmek için yapılır.

Sen bunları kendi iradenle aşarsın ! Tüm bu sıkıntıların senin kafanda ! Kafada bitireceksin ! Hadi biraz gayret et daha iyi olacaksın ! Tüm bu telkinler sevdiklerimizin sıkıntılı anlarda kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olmak amacı ile söylediğimiz sözler. Ancak bilimsel çalışmalar açıkça ortaya koymaktadır ki psikiyatrik rahatsızlıklar beyinde biyolojik ve kimyasal değişikliklerle seyretmektedir. Nasıl zatürre olan birisi çaba ve iyi niyetle düzelemezse psikiyatrik rahatsızlıklar da çoğu zaman düzelmez. Psikiyatrik belirtilerin merkezi beyin bir organdır !

Hafif ve Orta Derecedeki Rahatsızlıkları Olanlar Psikiyatra Gitmeme Eğilimindedir !

Hepimiz gözümüzde biraz bulanıklık olsa, devam eden bir hafif öksürük yaşasak en kısa sürede imkanlar elverdiğince doktora gitmek isteriz. Ama hafif bunaltısı, isteksizliği ya da keyifsizliği olan birisi psikiyatri doktoruna gitmeye çoğu kez direnç gösterir. Daha önceden öğrendikleri ve çeveden gelen telkinler bu tür sorunların kişisel meselesi olduğu yönünde mesajlar içerdiğinden

Ruh mu Hastalanır ? Beyin mi ?

Belki de işin karmaşık kısmı bu soruda yatıyor. İnsanlar yaşadıkları sıkıntıları ve psikolojik rahatsızlık belirtilerini çok fazla kendinden biliyor. Izdırabını o kadar öznel yaşıyor ki bunun kendilik algısının ötesinde bir beyin işlev sorunu olarak algılaması zor oluyor. Belki de branşımızın bir diğer isminin ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlığı olması ile de ilgili. Ancak bu bireyde karmaşa yaratıyor ve yardım almak noktasına geldiğinde çekinceli kalıyor.

Rahatsızlık Belirtisi mi Yoksa Kişisel Meselesi mi ?

Bireyin getirdiği yakınmalara belirti (semptom) muayene ve incelemelerle tespit edilen sorunlara bulgu denir. Bunaltı, isteksizlik, olumsuz düşünceler ve hayattan zevk alamama gibi sık rastlanan ve tedavi ile düzelebilen belirtiler özellikle çok şiddetli değilse çoğu kez insanların kendilerinin halletmesi gereken kişisel sorunları gibi algılanmaktadır. Bunda elbette çevrenin ve insanların beklentileri de etkilidir.

Psikiyatrik Rahatsızlıklar Beyinde Biyolojik ve Kimyasal Değişikliklerle Karakterizedir  

Psikiyatrik rahatsızlıklarla beyin bulguları arasındaki ilişki her zaman ilgi çeken ve bilimsel araştırmalara konu olmuş bir alandır.

Özellikle son 20 yıl içerisinde beyin görüntüleme yöntemlerinin ilerlemesi ile psikiyatrik rahatsızlığı olan insanların beynindeki oksijen ve glikoz kullanımının hangi bölgelerde değişiklikler gösterdiği yani beyin metabolizmasındaki farklılaşmalar ortaya konmaya başlanmıştır. Yüzde yüz tutarlılıkla olmasa bile kaygı bozuklukları, depresyon ve psikotik bozukluklarda hem yapısal hem de  metabolik işlevsel değişiklerin olduğu ve önemli bir kısmının tedavi ile tekrar normale döndüğü gösterilmiştir.

Deneysel aşamada olan bu bulgular henüz tedavi pratiğinde birebir bir yol gösterici olmaktan uzaktır. Tanı ve tedavi psikiyatride büyük ölçüde muayene ve öykü değerlendirmesi ile yapılmaktadır. Buna karşın bu kanıtlar psikiyatrik rahatsızlıkların sebep sonuç ilişkisi göstermese bile beyinde bir karşılığı olduğunu açıkça göstermektedir.

Beyin bir Organdır !

Evet psikiyatrik rahatsızlıklar bireyin kendisini çok sorumlu tuttuğu deneyimlerdir. Bağımlılıktan depresyona, saplantılı düşüncelerden psikolojik travmalara kadar yaşanan belirtiler belki de tedavi ile düzelebilecek beyindeki biyokimyasal değişiklerle seyretmektedir.

İçine girilen rahatsızlık durumu insanın sadece kendisini sorumlu tutması gereken bir durum olmaktan öte, herkesin yaşayabileceği biyomedikal bir durumun neticesi olabilir. İyileşme süreci de diğer tüm tıbbi rahatsızlılarda olduğu gibi uzman bir hekimin tanı ve tedavi planlaması ile olacaktır.